Perşembe, Temmuz 12, 2007

Baskın Oran

“Bir avuç kumu alıp cama savurursanız kum dağılır, cam yerinde kalır. Aldığınız o kumu bir mendilin içine sıkıca sarıp öyle atarsanız cam dağılır, kum yerinde kalır. Bizler birer kum tanesiyiz. Baskın Oran da bizim mendilimiz, sesimiz!”






Salı, Temmuz 10, 2007

SQL Service Broker

Microsoft SQL Service Broker (SSB) ile Microsoft Message Queuing (MSMQ) olmadan asenkron uygulamalar yazılabilir. Kuyruk yönetimi işi, yoğun veri trafiğinin olduğu durumlarda zorunlu bir yöntemdir. MSMQ daha farklı ortamları destekler ama SSB sadece SQL Server 2005 ile kullanılabilir.

Kardeş Tarifi

yemeksepeti.com'a rakip; www.resimli-yemek-tarifleri.info
Yalnız buradaki siparişinizi kendiniz hazırlıyorsunuz. :)

.Net Kaynakları

Örnek Çözüm (Dinner Now)
LINQ to SQL
What is an Architect?

Sanat nedir?









Pazartesi, Temmuz 09, 2007

Requiem for a dream

Şirket filtresinin http://www.requiemforadream.com/ sitesini "Eğlence" kategorisine alıp filtrelemesi ile başladı bu yazı. "İzleyenin moralini bozan, depresyona sokan, art arda gerçeklerin tokadını duygularımıza şaplatan filmi izlememişlermi la bu dıbıklar" diye düşündüm.

"Sinema eğlencedir" diye düşünmüşler heralde.

Güzel kızımız denizi izlerken esas oğlan da onu izler, ona ulaşmak ister. Aynen Dark City filminde de olduğu gibi, Jennifer Connelly ulaşılmaya çalışılan kız olmayı seviyor demek ki.

Bağımlılığın insana neler yaptırabileceğini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Sahnelerle özdeşleşen müziği her duyulduğunda o pis ruh halini tekrar hatırlatıyor.

Pis ruh haline sokan, benzer etkili film olarak Old Boy'u gösterebilirim.

"Pis ruh hali de ne ola ki?" diyorsanız; böyle film bittikten sonra akan yazıları sonuna kadar izlemek zorunda kalmak, hatta ondan sonra bile bir müddet dona kalmak, bir daha izlemeyi aklından bile geçirmemek, kendini sevdiklerini filmdeki kişilerin yerine koyup iyice delirmeye bi' süre engel olamamak (akabinde "Allah düşmanımım başına vermesin" moduna girilip tahtaya vurulabilir), asabın bozulması, dışarı çıkıp temiz hava alma isteği...

Çarşamba, Temmuz 04, 2007

Lost

Lost; kendi halinde bir dizi. İzledikçe "ulan adamlar iyi sallamışlar" dedirten bir yapım.

Kanımca senaristler arada bir izleyiciyi titretip, kendine getirmekten zevk alıyorlar. Bi' kere "Maykıl neden öle dallamalık yaptı ula" diyenler ile "Lak neden ota boka inanıyor" diye kafayı sıyıranlar bolca.

İnsan ilişkileri de ayrı bir alem. Issız! adada olduklarından, mazur görmek lazım. Aslında "Sawyer, Kate'i nasıl öper" diye düşünmektense, "Anna Lucia nasıl ölür lan!" daha doğru bir çıkış. Ama Mistır Eko'ya kesinlikle yazık oldu.

İyisimi diziyi kendiniz izleyin ve yeni sezonu 2008 Şubatına yolladıkları için yapımcılara, mapımcılara küfredin.