Perşembe, Ağustos 28, 2008

Sevgili Ecel


psypence tarafından Sevgili Ecel deviantART'da

Ne

"Ne disoyun aslanım!?" dedi epik bir biçimde. Sonra da "Höyt!" diye kükredi destansı destansı. Sinirliydi, ne yaptığını bilmiyordu. Sonra sütünü içti, sakinleşti.

Uyarı!

Kaç gün oldu, geçen verdiğim 5 ytl'yi geri vermedin. Ayıboluyo bak!

Daniska

Çevrecilerin daniskası
Kyoto fatihi
Karşının taksisi
Lich King

Çarşamba, Ağustos 27, 2008

Çıkar Çatışması

Aklın çıkar, aklından çıkar, kafaya çıkar, çıkar ilişkisi, ilişkiler yumağı, sosyal iş ağı, dünya çapında ağ, çapına bak da konuş, bak şu konuşana, susma konuşsana, su kesintisi, bu işin de suyunu çıkardılar...

Bonus Resim

Çarşamba, Ağustos 20, 2008

Biznıs

Ben sana biznıs konuşuyorum, bebeğim. Öyle fasa fiso değil dediklerim. Ben sana böğrümden konuşuyorum. Öyle dil ucundan değil.
Kahpe biznıs'ın yiğit orta düzey yönetici adayı konuşuyor burada. Lafımı kesme. İyi dinle. Ara ara başınla onaylayabilirsin beni.

Salı, Ağustos 19, 2008

Proaktif

Öyle vurulmaz, böyle vurulur.

Yulaf

Ezmesi filmlerde çok tüketilen bu hububat, bisküvi olarak girer hayatımıza ve çok derin izler bırakır. Arkadaşın yulaflısını götürmek en çılgınıdır tüketimin ve seri şekilde yenirken zihnimizi açar, beyin fırtınalarına imkan verir. Bir sevda kuşudur yulaf, kuş yemidir, gerektiğinde gemidir, kuşaklar arası köprüdür, kültür elçisidir, sevda turşusudur.

Sallamak

Aklına gelen ilk şeyi yapmak, içtenlik, dürüstlük, sallamamaktan daha kolay, daha yorucu ama zevkli, beyin fırtıncıklaması, sunni tenefüs, ucu yanık mektup, yağmur altında oynanan top, özlemle yanan yürek, buram buram anadolu, dolapta soğumuş lahmacun, ağzı yakan çay.

Beş Dakika

İnsanın kendisine yakışan zamanı bölmesidir. Bölümlenmeyen planlanmayan zaman, zaman değildir, ayrıca zaman hiçbirzaman sadece zaman değildir. Zaman ölçülebildiği ölçüde ölçüt olur ki bu da güzel.

Zamanı tanecik modeline göre modellersek sallama sonucunda taneciklerin birbirine olan çekim kuuvetini gözardı edemeyiz, ki bu durumda neden dalga modelini kendimize çekidüzden vermekte kullanmadık diye insanın kendi kendine dalga geçmesi gerekir.

Özetle beş dakika genellikle Beşiktaş'ın sevdiği bir ölçü birimi kisvesinde dolaşır uzak diyarlarda.

Beş dakika beklersen otobüs de gelebilir.

Kartvizit

Seni vizit edenlere, kart demenin en güzel yoludur ecnebi diyarlarda.
Ya da Tırto bank'ın harcadıkça mil veren, gözlere mil çeken yeni kredi kartına,
bir plazanın 14. katındaki reklam ajansının ağzı sakızlı kreatif manıcırının bulduğu ismidir.

Hayat

Şerefsiz bir sevda bu. Hem istiyor, hem dışlıyor seni. Amacı sadece oyalamak, kafanı karıştırmak ve sonunda "nasıl oldu da sonlandı bu hayat" dedirtmek.
Tek amacımız varlığımızı unutmak, kendimize uğraş bulmak oluyor. Boş bulunsa düşünecek ve deli olacak ruhumuz, bir sorun yaratmalı ve onu çözmeye çalışmalı.
Aslında hepimiz aynı kişiyiz ve karşımızdakini sanıp kendimizi kandırıyoruz.

Şairin dediği gibi, sevda kokuyor ayaklar, umutla yıkıyoruz, çıkmıyor kokusu, boşvermişlik çorabını giyme vakti gelince unutuyoruz, nasıl başlamıştı herşey.
Büyük bir unutkanlık aslında yaptığımız. Her an, herşeyi unutmak ve anıya dönüşen zamanı izlemek. Sonra her an başka bir insanız aslında. Eski, ölen, yok olan, anı olan kendimizi anlamaya çalışıyoruz. Ne yaptı bu insan? Neden yaptı? Anlamıyoruz. Sonra yine anı oldu bak.

Saçmalamaya o kadar tutkuluyuz ki, mantıklıymış gibi geliyor. Kafamızın içinde, aslında dışında sandığımız herşey. Algıladığımız kadarı bizde olan. Ama bizdeki izdüşümü gerçek sanmak daha kolay.